Webrazzi.com’da yer alan haberde Tasit.com’a yapılan yatırımın detayları paylaşılmış.
Kısaca bahsedeyim; daha önce Çağlar Erol ve yabancı yatırımcılardan yatırım alan Tasit.com, çıktığı yatırım turundan yüksek katılımlı bir yatırımcı grubu ile çıktı. Aralarında Sina Afra, Dr. Haluk Elçi gibi aktif yatırımcılar ve yabancı fonlar var. (Fonlar ve yerli yatırımcı grupları hariç Digitouch’tan Yunus Güvenen var; bu da önemli bir nokta, yazı sonunda değinmiş olacağım.)
Türkiye’de böyle bir yatırım ilk oluyor sanırım. Bu önemli bir yatırım.Yatırımcıların bir kısmı tek başlarına yüksek meblağlarda 2-3 yatırım yapmaktansa, bir kaç yatırımcı ile küçük meblağlarda daha çok girişime yatırım yapmayı düşünüyorlar. 30,20,50bin tl ile 3 yatırımda ortalama %15 hisse yerine her birine 10bin tl ile 10 girişimde %3 , %4 hisse daha cazip geliyor.
Yıl içerisinde toplam 10 yatırım yapıp, ileride kalan sağların hesabını yapan yatırımcılar, seri yatırımlar yapıyorlar. Türkiye’de henüz seri yatırımcılara pek rastlayamıyoruz. Sina Afra’nın bu yıl Fikirborsasi.com, Somedya.com ve Tasit.com’u, Dr. Haluk Elçi’nin Turkstudent.net ve Tasit.com var. Her iki yatırımcının bunlar haricinde eTohum Fonu bünyesinde gerçekleşen; Pembepanjur.com, Gideros Mobile yatırımları var, ayrıca Dr. Haluk Elçi Balerin.com’da hisse sahibi. Bu yatırımların 2011′in ikinci yarısında olması nedeni ile yeni gelişen pazarda iyi rakamlar olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca 2011′in seri ve başarılı yatırımlarını gerçekleştiren yatırımcılardan biri de Emre Kurttepeli ; Trendyol dışında Sporcum.com, Balerin.com, Malzemem.com(yeni adı ile evidea.com) yatırımları ile dikey de hızlı gidiyor. devamını oku…
Yine sert bir kış gününe girdi memleket. PKK ve Kürt odaklı, kar yağmur, gök gürlemeleri… Herkes yine bir şeyler konuşuyor, yine herkes duyarlılığın, vatanperverliğin doruğunda!.. Bunlardan ayrı ocaklarına ateş düşen analar, kardeşler, gelinler bunlardan ayrıştırılmış bir şekilde masum acılarını yaşıyorlar. Bu acıyı çekenler o kadar çoğaldı ki, toplamı; tepki verenlerin tamamına eşit olabilecek kadar çoğaldı. O kadar büyük bu kış günleri, o kadar sık yaşıyoruz ki…
Durum boktan anlayacağınız ve yine çözüm boktan yöntemlerle aranıyor. Devlet kuruluşundan bu yana tekrarlanan ama hiçbir netice getirmeyen yöntemleri deniyor. Olayı terör penceresinden bakarak savaşı tercih ediyor.Meselenin sosyal boyutunu kabul etmiyor, etse de kendi çerçevesinde kabul ediyor ve biz Kürtlere de bunu dayatıyor.
Bu hükümet de öncekilerin yönteminde ısrar edip, ikinci sınır ötesi harekatı başladı. Bir önceki Şafak Harekatıydı ve bildiğiniz gibi bir işe yaramadı. Bu da bir işe yaramayacak. Öncekinde PKK’ya etkisi önemsenmeyecek dereceydi ama olumlu etkisi yüksek oldu. PKK değişen dünya şartlarında siyasal ve toplumsal zemin hazırladı. Şimdiki operasyona tamamen hazırlıklı artık. PKK dağdaki tüm kadronun ölümüne bile razı, bunu kabul ediyor. Toplumsal yapıyı çok sağlam kurguladı ve oluşturdu, bundan dolayı adeta meydan okuyor. Görünen o ki bu meydan okumada da başarılı ve devleti kendi oyununa çekti. Devlet yeni bir harekat başlattı ve başarılı olma ihtimali yüksek gözüküyor. Söz konusu başarı dağda ne kadar insanın öldüğü tabi. Devlet bu operasyonla dağdakilerin hepsini öldürebilir, PKK’yı dağda bitirebilir. Bu hükümet ve genel olarak toplum tarafından başarı olarak kaydedilir ve beklentiler daha huzurlu bir ülkeden yana olur. Ama öyle olmaz… devamını oku…
Dünyayı sarsan bir kriz var ve devletler teyakkuzda. Hükümetlerin programları değişiyor, kimi sektörler stop ederken kimileri de geri vitese girdi bile.
2008′deki kriz sonrası tüm ekonomiler gerileri,şimdi de bir çok ülke için çöküşü getirecek bir krizin beklentileri tüm sektörleri stres altına alırken, internet projelerinde krizin esamesi bile okunmuyor.
Global projeler müthiş değerlemeler ile yatırım alıyor, Türkiye’deki son çıkışlar ile sektör krize adeta meydan okuyor. Çıkışlar, ortaklıklar dışında yeni yatırımlar, yeni girişimler internet projelerinin ekonominin dokunulmazı haline getiriyor.
Bu böyle de devam edecek. Online ticaret kısmen offline ticaretin tasarrufu durumunda. Alışverişin en ucuzu, en zahmetsizi internet mağazalarında. Hal böyle olunca, kriz durumunda internet alışverişleri durmadığı gibi grafikler yükseliyor. Alışveriş bir kültür olduğundan, sadece mağazadan ürünü alıp çıkmakla bitmediğinden insanlar tasarruf sağlamak için evlerinde oturup internetten sipariş vermeyi tercih ediyorlar. Bunun gibi bir çok etkeni var…
Sadece mağazalar için değil, hizmet siteleri için de geçerlidir. Online sinema yükselen tercihler arasında oluyor…
Ekonomideki bu alan henüz (Türkiye’de) tam anlamıyla keşfedilmemiş. Para sahipleri henüz yeni yeni internetle ilgileniyorlar, krizin belirginleşmesi ile yeni kazanç kapıları arayacaklarından internetin farkına varacaklardır. Şuan henüz “tüccarlar” interneti kullanmıyor, kriz sonrası eminim ki çok iyi kullanacaklardır.
Tüccarlar henüz ilgilenmediğinden büyük bir ekonomide giriş için büyük bir kapı var. devamını oku…
Fatih Projesi ( “Eğitimde” Fırsatları Arttırma Teknolojiyi İyileştirme Projesi) yabancı internet sitelerinde Apple ve Microsoft’un da konu edinmesi ile son zamanlarda oldukça konuşulmaya başlandı. Söz konusu 15milyon donanım, yazılım ve bunların destek hizmeti olunca iştah kabartan bir proje durumunda.
Fatih üzerine tartışmalar ikiye bölünmüş durumda; yerli mi yabancı mı olsun yerel ağırlıklı tartışma konusu, donanımda Apple mi Microsoft mu şıkları ise global ağızların tartışma konusu. Proje büyük olunca bunlar hayli konuşuluyor ve konuşulacak. Benim ilgilendiğim konu “yerel” tartışmaları üzerine.
15 milyon kullanıcıya verilecek bir ürünün Türkiye’de üretilmesi, projenin aslını da aşarak ülkemiz teknoloji gelişiminde bir devrim niteliğinde olur. Teknoloji kullanımında iyi noktada olan Türkiye, üretimde de fena sayılmaz. Her ne kadar tamamen yerli üretimi olmasa da Casper gibi başarılı bir markamız var, Exper iyi durumda, geçmişte Datron iyi ürünlere sahipti, Vestek elektronikte başarılı… Üretmekte diğer ülkelerden hiçbir eksiğimiz yok…
Bu ürünlerin Türkiye’de üretilmesi için iyi ortaklıkların kurulması, iyi organizasyon yeterli oluyor. “Sırtını devlete dayama” alışkanlığımızı bunda da sürdürebiliriz.Bugünkü bir çok sanayi kuruluşu merhum Özal’ın “el atması” ile gelişti ve güçlü bir şekilde günümüze kadar geldiler. Şuanki hükümet de buna elverişli bir yapı içerisinde, enerji, yapı vb alanlarda ilişkileri olan firmalara destek çıkan hükümet (Bknz. Çalık Holding) ulusal çıkarda bu desteğini oldukça cömertçe kullanabilir. devamını oku…