İnternette aktif olan insanların son dönemlerde en ilgili alanı şüphesiz sosyal medya olarak tanımlandırılan mecralardır. Yatıp kalkıp sosyal medya , sosyal medyanın kullanılması üzerine laflar ediliyor, bu ortamlarda afilli yazılar yazılıyor, buraların firmalara katkısı üzerine vurgulu cümleler kullanılıyor…
Benim sosyal olduğuna inanmadığım ama dahil olduğum bu hengamede yer almanın iyi ve bir o kadar kötü olduğunu düşünüyorum.Kurumlar için tabi,bireyler için fazla bir negatif etkisi yok. Salak kullanıcıların fazlaca harcadığı zamanları hariç…
İlgileniyorsanız biliyorsunuzdur , bu konuda uzman olanların sayısı fazlaca.Erken üye olup, bir kaç firmayı da üye yapan herkes “Sosyal Medya Uzmanı” sıfatını alıyor. Açıkça belirteyim gıcık oluyorum!
İnternet işlerinin fazlaca hassas olduğuna ve dikkat edilmesi gerektiğine inan biri olarak, bu taze alanda herkesin uzman olması ve hizmet vermesi , olumlu yönleri haricinde hizmet verdikleri firmalara negatif etki de yapmaktadır.
Her internet projesinin kompozisyon mantığıyla olması gerekiyor. Giriş,geliş ve sonuç bölümlerinin , detaylıca düşünülmesi ve uygulanması gerekiyor. Bir firma için sadece giriş bölümünü yazılırsa, sıfır sonucunu alınır. Tüm bölümleri yazılır ama kopuk olursa yine sonuç sıfırdır.
Firmaların sosyal medyayı kullanım amacı olan reklamda da kompozisyon düzeni yakalanmazsa,reklamın firmaya katkısı çok olsa da , ileriki zamanlarda en ufak sorun, sorunun sosyal medyaya yansıması , firma için büyük kayıplara neden olabilir.
Eğer güçlü ve kaliteli bir yapıya sahip bir firma değilseniz sosyal medyada boy göstermenizin anlamı yoktur.Oluşan soruna verecek cevabınız yoksa yada varsa ve hemen müdahele edip sorunu çözemiyorsanız, çözdüğünüz sorunun sosyal medya yayılmasını takip edip ordan da müdahale edemiyorsanız; hiç ama hiç sosyal medya üzerinden reklam&tanıtım yapmanıza gerek yoktur. İyi bir reklam çalışması ile ulaştığınız çok iyi kitlelerde edindiğiniz imaj, bu ortamda aleyhinize yazılan haklı kötü bir yazı ile tamamen yok olur sıfıra düşersiniz. Malum iyi şeyler az duyulur ama kötü şeyler çok hızlı fazla insana ulaşır.
Kısaca sosyal medyada boy gösteriyorsanız,mükkemeliyetçi bir hizmet ve yönetim anlayışına sahip olmalısınız.
Tamamen örtüşmese de iki örnek vereyim.
Türkiye’ye özgü en iyi internet projelerinden biri Yemeksepeti’dir. Ama alternatifi çıktığında en hızlı kan kaybedecek bir firmadırda…. Sitenin müşteri potansiyelini oluşturan aktif internet kullanıcılarının çoğu twitter, friendfeed ve facebook üyeleridir. Haliyle site/firma ile ilgili en ufak olumsuzluk buralara yansıyor.
Firmanın ihmal ettiği iki nokta, aleyhindeki yazıların hızla çoğalmasına neden oluyor.
Birincisi açlığın insanlar üzerinde çok etkili olduğu ve asabiyet derecesini artırdığıdır. Bunu gözönüne alıp çok daha hassas olması gerekiyor. Yemeklerin zamanında müşterilere ulaşması sağlanmalı.
İkincisi müşterilerinin sıradan internet kullanıcıları olmadığı ve en ufak olumsuzluğa olan tepkilerini internete taşımalarıdır.
En son okuduğum iki olumsuz yorumlardan biri; verilen siparişten 40dk sonra yemeği servis edecek olan işyerinin “Kardan dolayı servis yapmıyoruz” diyerek müşteriyi aç bırakmasıdır. Kurumsal kimliğe kavuşmuş firmalarda yemek saatleri sabit olduğundan, bu gecikme çalışanın iş perfomansını da fazlasıyla etkileyecektir. Aç kalmaya sinirlenmek haricinde yemek saatinden yemek yiyemediği için işi aksayacaktır.Bunu da direk yansıması olumsuz değerlendirme olarak Yemeksepeti’ne olacaktır.
Diğer bir sorun ise internet sitelerinin işleyiş sorunları. Bir kaç gün önce geçtikleri yeni versiyonlarındaki işleyiş sorunları çok fazla ve kullanıcılar arasında alay konusu olmuş durumda. Özellikle yazılımdan anlayanlar için negatif not aldı. Oysaki Yemeksepeti iyi yatırım almıştı European Founders Fund‘dan. Buna rağmen kalitesiz iş çıkaran bir ekibe sahip olmaları kötü.
Bu iki hatadan dolayı kullanıcıların sosyal medyada açtığı olumsuz konular, iyi bir alternatifinin çıkması ile alternatifi için en iyi reklamlar olacaktır.
Bir başka örnek de benim en sevdiğim etkinliklerden olan eTohum‘dan. eTohum , nihayetinde kazanca yönelik bir faaliyet ama sosyal anlamda insanlara katkısı çok fazla. Amacı olan girişimci adaylarını desteklemekte özel kurum olmaları nedeniyle, kar amacıyla işlerine geleni destekliyorlar fakat etkinlikleri,etkinliklerindeki konukları ve bunların ücretsiz olması,birçok insana yıllarca okul okumasından daha fazla katkıda bulunmaktadır. Ayrıca Burak
Pürüze geleyim.
eTohum’un Televidyon‘da bir kanalı var. Burası , burada internet girişimleri,çalışmalarının sahipleri ile program yapılıyor. Takip ettiğim bir kanaldır. Dün de bakayım dediğimde emeginikoru.com isimli bir çalışmanın tanıtımı yapılmış.İzlemeden önce mutlaka siteye bakıyorum ve bunda da baktığımda site kapalı ve domain park edilmiş.Çalışmayı anımsadım, sanırım Webrazzi olmalıydı,ordan izlemiştim.Çalışmanın sahibi biri Adobe olmak üzere 3 büyük firma ama siteleri parka çekilmiş. Sitede sorun olabilir demek zor çünkü domain bilinçli olarak parka çekilmiş. Altyapıdan kaynaklanan bir sorun olsa yada çalışma durdurulmuş olsa siteye açıklayıcı bir not bırakılır. Ama sitenin böyle bir durumda olması çalışmanın kalitesiz olduğu anlamını çıkarıyor.
Peki böyle kalitesiz bir çalışmanın eTohumda yayınlanması doğru mu ? Ben doğru bulmuyorum. Her ne kadar eTohum’u bağlamasa da, sıradan her çalışmanın yapılmadığı bir platformda bunun yer alması kötü.
Kısa sürede eTohum’a etki etmese de uzun sürede etkileyecektir.
1.000 kullanıcının siteyi görüntüleyip sorunu fark etmesi, eTohum hakkında kafalarında negatif not bırakacaktır. Sonraki zamanlarda,teknik yada kontrol dışı birkaç olayın gerçekleşip kullanıcılara yansıması ile eTohum hakkında da olumsuz cümleler kullanılacaktır. Heleki projesi eTohum tarafından kabul görmeyen bir arkadaşımız bir laf etmesin,ardından birden çok insan olumsuz yazacaktır.
Tıpkı Webrazzi için olduğu gibi. Webrazzi’de yayınlana yazılardan dolayı, yakıştırılan sıfatlar hoş değil.Bende Webrazzi’nin bir olayına şahit olmuştum, çok büyük bir firmadan ayrılıp açık arttırma sitesi açan bir girişimcinin sitesine yönelik yazısında ” özel proje, özgün , özel yazılım vs” kullanılmıştı ama sitenin hem domaini hem tasarımı kopyaya yakın derecedeydi.Ve herkes yazının altına olumsuz görüşlerini belirtmişti.Hem sözkonusu siteye karşı hemde Webrazzi’nin reklam amaçlı olarak onu yayınlamasından dolayı Webrazzi’ye.
Bu örnekte de eTohum’un sorunu değil ama en olumsuz etkiyi eTohumda bırakmıştır.Videonun en sonunda “site açılacaktır” denildiği halde biri hemen altın “Keşke emeginikoru.com da godaddy sayfası olmasaymış” yazmış, bende friendfeed paylaşım linkinin altına bişey yazmıştım. Sitenin kapalı olduğuna dair cümle en son, mousun çarpı işaretine gitti anda söylenmiş. Söylenmemiş,unutulmuş olsa da böyle bir çalışmanın önhazırlığı aşamasında siteye “Hazırlanıyor” vs iletileri girilir.
Site açılıncaya kadar yada açıklama yazılıncaya kadar eTohum’dan video kaldırılmalıdır.Aksine zamanla yükselmesi gereken kalite grafiği,beklenilen ölçüde olmayacaktır.
Bu örnekler tamamen örtüşmese de en yakın zamanda olan ve benim bildiğim bunlar. Daha geniş anlamda TTNET’in sosyal medya ayağı var, tamamen anlamsız bence ama yazmak istemiyorum.TTNET kadar berbat ve kazıkçı bir firmayı ele almak benim için anlamsız.
Son bir örnek vereyim. Sosyal medyanın yaygınlaşması ile apple ve linux kullanımında yoğun artış oldu.
Sonuç olarak var olduğumuz noktalarda en iyisi olmak zorundayız. İnternet uçsuz ve çok güçlü bir yapıdır. İşimizin her noktasını hassas ve duyarlı, en iyi olarak yapmazsak kaybederiz, yıpranırız….
Sosyal olduğuna inanmadığım(ileride bunu yazacağım) ve fazlaca bilgi sahibi olmadığım sosyal medya üzerine, çok fazlaca ahkam kesildiğim yazım bu kadar…
Sağlıcakla…
29 Ocak 2010 - 15:25
Yazınıza katılıyorum. Etohumu bende izliyorum. Ancak belirttiğiniz üzere şu an sosyal mecrayı(facebook hariç) friendfeed ve biraz twitter da bilinçli okuyan araştıran kişiler mevcut. Popüler hale geldikçe MSN gibi kullanım amacı kaymaya başlıyor. İlerde popüler hale geldikçe paylaşımların kaliteside düşecektir diye düşünüyurum.