Yine sert bir kış gününe girdi memleket. PKK ve Kürt odaklı, kar yağmur, gök gürlemeleri… Herkes yine bir şeyler konuşuyor, yine herkes duyarlılığın, vatanperverliğin doruğunda!.. Bunlardan ayrı ocaklarına ateş düşen analar, kardeşler, gelinler bunlardan ayrıştırılmış bir şekilde masum acılarını yaşıyorlar. Bu acıyı çekenler o kadar çoğaldı ki, toplamı; tepki verenlerin tamamına eşit olabilecek kadar çoğaldı. O kadar büyük bu kış günleri, o kadar sık yaşıyoruz ki…
Durum boktan anlayacağınız ve yine çözüm boktan yöntemlerle aranıyor. Devlet kuruluşundan bu yana tekrarlanan ama hiçbir netice getirmeyen yöntemleri deniyor. Olayı terör penceresinden bakarak savaşı tercih ediyor.Meselenin sosyal boyutunu kabul etmiyor, etse de kendi çerçevesinde kabul ediyor ve biz Kürtlere de bunu dayatıyor.
Bu hükümet de öncekilerin yönteminde ısrar edip, ikinci sınır ötesi harekatı başladı. Bir önceki Şafak Harekatıydı ve bildiğiniz gibi bir işe yaramadı. Bu da bir işe yaramayacak. Öncekinde PKK’ya etkisi önemsenmeyecek dereceydi ama olumlu etkisi yüksek oldu. PKK değişen dünya şartlarında siyasal ve toplumsal zemin hazırladı. Şimdiki operasyona tamamen hazırlıklı artık. PKK dağdaki tüm kadronun ölümüne bile razı, bunu kabul ediyor. Toplumsal yapıyı çok sağlam kurguladı ve oluşturdu, bundan dolayı adeta meydan okuyor. Görünen o ki bu meydan okumada da başarılı ve devleti kendi oyununa çekti. Devlet yeni bir harekat başlattı ve başarılı olma ihtimali yüksek gözüküyor. Söz konusu başarı dağda ne kadar insanın öldüğü tabi. Devlet bu operasyonla dağdakilerin hepsini öldürebilir, PKK’yı dağda bitirebilir. Bu hükümet ve genel olarak toplum tarafından başarı olarak kaydedilir ve beklentiler daha huzurlu bir ülkeden yana olur. Ama öyle olmaz…
PKK dağda savaş ile bitirilirse iç savaş çıkar. Bu çok nettir. Devlet bunu göremiyorsa ya aptaldır yada PKK üstü olan KCK ile beraber oyuna dahildir. Son 2 yıla bakarsanız dağdaki çatışmalardan çok şehir içindeki saldırılarda yoğunlaşıldığını görürsünüz. Bazıları kahpece oluyor(polisin izin gününde ensesinden vurulmadı gibi) bazıları normal çatışmalar oluyor. Şayet PKK dağda savaş ile bitirilirse bu çatışmalar çok daha fazla yoğunlaşacaktır. Bugüne kadar taş atan insanlar artık mermi atacaktır. Bu kaçınılmazdır. Ve bu öyle rastgele olmayacaktır, PKK şehirde müthiş bir organize halinde, Hakkari gibi şehirlerdeki hakimiyeti dağdakilerin idaresinden değil, bizzat şehirdeki yönetimin kontrolündedir. Öyle ki kendi mahkemeleri ve idare sistemi bile var. Dağdaki yönetimle uyum içinde olan bu yönetim, sergilenen oyunda önümüzdeki günlerde başkaldırı ile Kürt şehirlerinde kontrolü tamamen ele almaya hazırlanıyor. Bundan dolayıdır ki devleti kışkırtıyorlar ve kendi oyun alanlarına çekiyorlar. Devlet PKK’yı dağla bitirirse de bitirmese de bu PKK’nın faydasınadır. Biterse iç savaş çıkacak şehirleri kontrol altına alacak, bitiremezse devleti ve karşı grupları pes etmiş olarak daha az çatışma ortamı ile bölgeyi kontrol altına alacak. Tabi sözkonusu PKK değil, PKK’nın üst kurumu olan KCK bu akıl dolu oyunu sergiliyor.
Kürt halkı da buna iyi hazırlandı KCK tarafından. Kurgu o kadar muhteşem yapıldı ki oyun noksansız sonuçlandı. Seçim öncesi ve sonrasında tüm Kürtlerin damarlarını kabarttılar, hepsinin içini acıttılar ve herkes olduğundan çok daha fazla duyarlı oldu Kürt meselesine.
PKK artık herk Kürt için gerekli bir pozisyona geldi. Kendilerine siyasal alanda engel çıkaran bir devlete karşı silahlı kanadın varlığı, Kürtler için bir varlık güvencesi durumuna geldi. PKK dağda savaş ile bitirilirse güvenceleri kalmayan insanlar, çarelerinin kalmayıp işin kendilerine düştüğünü düşünen onbinlerce insan,kurulan şehir yapılanmasına dahil olup çatışmalara girecektir. Adana’da ve bir kaç şehirde provası bile yapıldı.
Gidişat da oyunun kurgusuna uyuyor. Güzel dileklerde bulunup bunun bir an önce son bulmasını dilemek istiyorum ama kendimi kandırmış olurum. Taraflar dursa da toplum durmaz; toplum Kürtler ve diğer halkların haklarının iadesini kabul etmiyor.Cumhuriyetin kuruluşundan beri etmedi, bugün de etmiyor. İki günde 100askerin ölümünü kabul ediyor ama 7 yaşında okula başlayan bir çocuğun kendi dili ile eğitim görmesini kabul etmiyor. İç acıtı bir durum. Bu kabullenmezlik sürekli acı getiriyor. Bugün acı ile uyanıyor memleket. Yarın da acı ile uyanacağız, ondan sonraki günde acı ile uyanacağız. Maalesef…
19 Şubat 2012 - 01:51
Dağda bitse ülkede de biter efendim.Şimdi aydın bir kürt kesimi var zaten bu kesim Terör boğazlarına silah dayatıyor diye hepsi susturulmuş durumda.Herkez biliyor ki iki ayrı eğitim dili olan bir devlet ayakta durmaz.Şimdi iki türlü mücadele var biri devlet kurmak olanların çabası diğeri ise aydın kürt kesiminin çabası.Terör bitirilirse bütün iş biter.En az 5-6 yıla bitecektir zaten.Ben öyle görüyorum.Ama kardeşçe yaşamasına göz yummayan insanlar her iki taraftan çıkacaktır.